Mevsim
Ana nektar akımının bittiği, ancak henüz sonbaharın başlamadığı geçiş dönemidir. Arıcılık takviminde en yanıltıcı dönem budur: doğa hâlâ yeşil, hava hâlâ sıcak, kovanlar hâlâ kalabalıktır — ama nektar musluğu kapanmıştır. Bu dönemde yapılan en yaygın hata, gözle görüneni gerçek sanmaktır.
Sıcaklıklar günün büyük bölümünde 28-35°C aralığında seyreder, öğle saatlerinde 38°C'yi aşabilir. Gece sıcaklıkları hâlâ yüksektir ve kovan içi soğuma yavaştır. Bağıl nem düşer, rüzgâr kurutucu karakter kazanır. Yağış ya hiç yoktur ya da kısa sağanaklar hâlinde düşer; bu sağanaklar toprağı ıslatır ama nektar üretimini yeniden başlatmaya yetmez.
Bitki örtüsü canlı görünmesine rağmen fizyolojik olarak tohum bağlama moduna geçmiştir. Ana akımı sağlayan türler çiçeklenmesini tamamlamış, geriye kalan çiçekler seyrek ve düşük nektarlıdır. Bu, arı için görsel bolluk ama besinsel kıtlık demektir. Tarlacı arılar uçmaya devam eder, çok yol kat eder, az şey getirir — koloni net enerji kaybına geçer.
Dönemin karakteri tek cümleyle şudur: koloni yılın en kalabalık hâlindedir, ama artık gelir yoktur. Nüfus zirvede, gelir sıfıra yakın. Bu makas, dönemin bütün risklerinin — yağmacılık, varroa patlaması, ani açlık — ortak kaynağıdır.
Bölgesel farklar bu dönemde belirginleşir. Yükseklerde ve sulak alanlarda akım birkaç hafta daha sürebilir; kurak ovada ise akım aniden, tek bir sıcak rüzgârla biter. Arıcının takvime değil kovan tartısına bakması gereken dönem tam olarak burasıdır.


